Translate

Düğün ve Nişan albümlerini süsleyecek en güzel hediye

“Evlilik kararı” en önemli dönüm noktalarından biridir. Her çift, mutlu bir birliktelik için evliliğe adım atar. İşte o anı birbirinden güzel fotoğraflar ve kamera çekimiyle görüntülerken bir ANI yazısıyla da ölümsüzleştirmek istemez misiniz?

O andan, geleceğe; torunlarınıza kadar uzanacak bir ANI yazısı…
Nişan ve Düğün albümünüzdeki her fotoğrafın altında yer alacak özel an yazıları…
Gelin ve damadın, nişan ve düğün gününde yaşadıkları her anın, fotoğraflar, kamera çekimi ve anı yazılarıyla sonsuzluğa aktarılması…

Fotoğraf Albümlerinizin ilk sayfasında yer alacak nişan ve düğün günü ANI yazısı, size bir ayrıcalık yaratırken, geleceğe giden ölümsüz bir köprü olacaktır.

En özel günlerinizden olan düğün gününüz ve töreniniz en özel anlatımla, Yazar ve İletişim Uzmanı Şadan HERGÜNER tarafından kaleme alınmaktadır.

sadanherguner@gmail.com
14 Şubat Sevgililer Günü için işte şık bir hediye.

Nişanlanacak veya evlenecek çocuğunuza, onun için hissettiklerinizi, düşünce ve dileklerinizi, paylaştığınız sevinçli, hüzünlü anılarınızı “Anı Yazısı” haline getirterek özel bir sürpriz yapabilirsiniz. Hatta tören anında bunun sesli olarak sunumunu yaptırabilirsiniz.

Nişanlınız ya da eşiniz olacak kişi için, duygu ve düşüncelerinizi, sizin için önemini, sevginizi “Anı Yazısı” olarak kaleme aldırıp, kendisine hediye edebilirsiniz. Dilerseniz tören sırasında sesli sunumunu yaptırarak faklı bir jest yapmış olabilirsiniz.

Çocuklarınızın mezuniyet törenleri, doğum günleri, sünnet düğünleri için özel yazılar hazırlatabilirsiniz. Fotoğraf albümlerindeki harika kareler için, harika cümleler yazdırabilirsiniz. Görsel kayıtlarınız için yazılan metinlerin sesli sunumlarını yaptırabilirsiniz. Özel slayt gösterileri için yazılar hazırlatabilirsiniz.

14 Şubat Sevgililer Gününde, evlilik yıldönümlerinizde, sevgiliniz veya eşiniz için duygularınızı, sevginizi anlatan “Anı Yazısı” ile ona çok özel bir hediye sunabilirsiniz. Bu yazıları özel fotoğraflarla süsleyen bir dosya ya da albüm haline getirebilirsiniz.
Kendi hayatınızdan sevdiklerinize kalmasını istediğiniz yaşam kesitlerinizi, deneyimlerinizi, en özel anılarınızı “Anı Yazısı” olarak hazırlatıp, sevdiklerinize bırakabilirsiniz. Bunlar için özel fotoğraf albümleri yaptırabilir, anı yazılarınızla birlikte sevdiklerinize hediye edebilirsiniz.

En özel anılarınız, duygu ve düşünceleriniz, sevdiklerinize söylemek istediğiniz her şey, Yazar ve İletişim Uzmanı Şadan HERGÜNER tarafından kaleme alınmaktadır. Profesyonel sunucu da olan Ş. HERGÜNER, dilerseniz sesli sunumlarınızı da yapmaktadır.

İLETİŞİM: sadanherguner@gmail.com
Bebekler, dünyanın en temiz ve güzel yaratılmış varlıları. Ne büyük istek ve sevgiyle getiriyor anne, babalar onları dünyaya. Kimisi çok uzun süre bekleniyor gelsin diye, kimisi sürpriz yapıp habersizce geliveriyor, kimisi de hesaplı kitaplı açıyor gözlerini dünyaya. Nasıl gelirlerse gelsinler, nurları ve güzellikleriyle pırıltılar saçıyorlar sevenlerinin yüreklerine. İlk ağlayışları, ilk bebek kokuları, ilk yıkanmaları, anne ve babalarının ilk kez kollarında oluşları… Hepsi ayrı bir anı. Onlara dünyaya gelişlerinde yardım eden doktorları, hemşireleri ve doğdukları sağlık kuruluşu.
İşte bu çok özel anları İletişim Uzmanı ve Yazar Şadan HERGÜNER”, yıllar sonrasına uzanacak bir “HOŞ GELDİN ANISI” yazısıyla kaleme alıyor.

ÖRNEK ANI YAZISI

SEVGİLİ DOĞA HOŞGELDİN

Işığınla, bereketinle, güzelliğinle hoş geldin Doğa bebek dünyamıza, ailene. Anneciğin ve babacığın çok beklemişler seni. Umut etmişler, dilemişler ve sonunda almışlar sana kavuşacakları haberini…

Ailen için sabırsızlıkla geçen sürecin sonunda …….. …..hastanesinde, 6 Ağustos 2009 sabahında saat 08.30 da doktor ….. …… anneciğinin karnından alıp, verdi seni Zeynep hemşirenin kucağına. Yıkadılar, giydirdiler seni ve 405 numaralı odada özlemle bekleyen anneciğinin kollarına bıraktılar. Babacığın da sabırsızlandı o an seni kucağına almak için. Paylaşılamadın Doğa bebek.

Sen dünyaya gelmeden 15 gün önce tanıştım ben annenle. Onunla birlikte ben de seslendim sana annenin karnındayken. “ Az kaldı Doğa bebek geliyorsun aramıza şimdiden çok seviyoruz seni.” Dedim. Minik bir tekmeyle cevap verdin bana, sanki duymuş gibi.

Güneşli bir Ağustos sabahına kendi güneşinle doğdun Doğa’cık. Sana verilen isim gibi bereketli, anaç olman dilekleriyle doğdun. Doğa Ana gibi her zaman taze, verimli ve sürekli olman istekleriyle geldin. Adın gibi bereketin de bol olsun. Burcunun yıldızı Güneş her zaman dünyana sıcacık doğsun. Aslan burcunun özelliklerinden liderlik sana hep yaraşır olsun.

İlk bebek kokunu içlerine, yüreklerine çeken anneciğin ve babacığına hayırlı evlat olman dileklerimle yazdım bu hoş geldin yazısını sana. İlk doğduğun günden geleceğine uzanmasını ve hep anımsanmasını dileyerek yazdım.

Doğa bebek, bahtın ve şansın hep açık, yüzün güler olsun. Şu anda etrafına saçtığın pırıltın, her zaman yanında olsun. Özün sözün bir, sevenin çok olsun.

Hoş geldin Doğa bebek, hoş geldin aramıza.

Şadan HERGÜNER – İletişim Uzmanı ve Yazar
sadanherguner@gmail.com

AKILLI İNSAN OLMANIN FARKI

Sevgili Okurlarım,

Harika bir fıkrayı sizinle paylaşacağım önce. Ardından yorumumu ekleyeceğim. Umarım keyifle okursunuz.

EİNSTEİN VE ŞÖFÖRÜ

Einstein konferanslarına hep özel şoförü ile gidermiş. Yine bir konferansa
gitmek üzere yola çıktıkları bir gün şoförü Einstein'a;

"Efendim, uzun zamandır siz konuşmanızı yaparken ben de arka sıralarda
oturup sizi dinliyorum ve neredeyse söyleyeceğiniz her şeyi kelimesi
kelimesine biliyorum" demiş. Einstein gülümseyerek ona bir teklifte
bulunmuş:
"Peki, şimdi gideceğimiz yerde beni hiç tanımıyorlar... O halde
bugün palto ve şapkalarımızı değiştirelim, benim yerime sen konuş,ben de
arka sırada seni dinlerim." Şoför, gerçekten çok şahane ve başarılı bir
konuşma yapmış ve sorulan bütün soruları doğru cevaplamış. Tam yerine
oturacağı sırada bir kişi, o güne kadar konferansta sorulmamış ağır bir
fizik sorusu sormuş.
Şoför, hiç duraksamadan soruyu soran kişiye dönüp:

"Böylesine basit bir soruyu sormanız gerçekten çok garip" demiş.
Sonra da salonun arkasında oturan Einstein'ı işaret ederek şöyle devam
etmiş:
"Şimdi size arka sırada oturan şoförümü çağıracağım ve sorduğunuz soruyu,
göreceksiniz, o bile cevaplayacak."

Netice: AKILLI İNSANLAR, AKILLI İNSANLARLA ÇALIŞIR....

Bunu okurken hem çok güldüm, hem de netice kısmına bayıldım. Zaten deli cesareti, akıllı insanlarda bulunur. Fıkradaki ince zekaya, cesarete hayran kalmamak mümkün değil. Tabi kendine güven duygusunu da. Bence akıllı insanlarla çalışmak, arkadaş olmak her zaman kazançlıdır.

Ne yazık ki, bazı işverenler bunun değerini bilememekte. Paradan kaçıp, akıllı ve iş bitirici insanları değil de ucuz iş gücünü tercih etmakte. Ama farkında olmadan kaybetmekteler.

Akıllı insanlardan zarar gelmez. Aksine fayda sağlarlar. Başımıza ne gelirse akılsız, cahil olanlardan gelir. Umarım, akıllı insanlardan korkanlar da bunu iyice anlayabilirler.

Şadan HERGÜNER

NASIL BU HALE GELDİK?

Ülke ve millet olarak zor bir süreç yaşıyoruz. Alım gücümüz kalmadı. İşsizlik aldı başını gidiyor. İnsanlar sokaklarda aç, yersiz yurtsuz dolaşıyor. Gittikçe fakirleşiyoruz. Yeni iş imkanları yok. İş yerleri kapanıyor. Hırsızlıklar çoğaldı, çalıp çırpmalar, hile hurdalar, yolunu bulup haksız kazanmalar son hız devam. Ülkenin her yerinde kargaşa, kavga, terör, direniş ve hak arama savaşları var. Verilen haklar alınıyor, “Al sana bu kadar yeter, istemezsen başkası buna da razı” deniliyor.

Olan namusuyla, alın teriyle, hakkıyla yaşamak isteyen insanlara oluyor. Onlar çalmadan, kimseye zarar vermeden, onuruyla çalışmak ve yaşamak istiyor. Onlara zaten aileden büyük miraslar kalmamış, emekleriyle bir şeyler kazanmışlar. Ya okumuşlar ya da alaylı olarak meslek sahibi olmuşlar. Çalışmış, çabalamışlar. Peki, şimdi ne oluyor? Çoğu işsiz, ya da iş yerini kapamış, elinde avucunda olanı kaybediyor. Aileler dağılıyor, canlar acıyor, çocuklar ağlıyor.

Sokaklar, caddeler ar namus bilmez insanlarla dolup taşıyor. Kadın ve çocuk tüccarları, her sektörün mafyası, cinsel sapıklar etrafta cirit atıyor. İnsanlar kime güveneceğini şaşırmış durumda.

İşte Türkiye’nin hali! Bazı kesimler ne kadar görmezden gelse de vaziyet bu…
Ve her ne kadar başka olaylarla gündem değiştirilse de Türkiye gerçeği bu…

Benim üzüldüğüm konu çoğumuzun içinde olduğu vurdumduymazlık. Sanki bunlar bizim başımıza gelemezmiş gibi umurumuzda değil. Yardımlaşmayı unuttuk. El uzatmayı unuttuk. Yere düşeni kaldırmayı unuttuk. Hatta üzerine basmaya başladık. “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” sözünü düstur ettik.

Biz böyle değildik. Artık silkinip, kendimize gelme zamanı. Bizi bu hale getiren her güce, her zihniyete ve her niyete “HAYIR” deme zamanı. Lütfen gücü yetenler, yetmeyenlere sahip çıksın. Lütfen parası olanlar, olmayanlara yardım etsin. Lütfen bilgisi olanlar, bilmeyenlere öğretsin. Aslımıza dönelim. Yardımlaşmaya olan inancımızı güçlendirelim. Biz istersek ailemizi, çevremizi hatta ülkemizi yeniden refaha çıkarabiliriz. Bu güç damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur. O halde niye hala duruyoruz?


Şadan HERGÜNER

ŞİFA DEPOSU: PANCAR

Son günlerde haber bültenlerinde bile faydasından söz edilen pancar hakkında derlediğim bilgileri sizlerle paylaşacağım. Çünkü ben de kullanıyor ve sonuç alıyorum. Sizler de denemelisiniz.

Kırmızı pancarın faydaları.

Yumrularından sebze olarak faydalanılan kırmızı pancarın anavatanı Akdeniz bölgesidir.
A, B, C vitaminleri,fosfor, demir, magnezyum, potasyum, çinko, kalsiyum içerir. Pancarın yaprakları da vitamin ve mineraller bakımından zengindir.
Kırmızı rengini veren pigmentler kansere karşı savaşta etkilidir. Kansere karşı etkisi olan doğal kırmızı pigmentler yüksek oranda yer alır.

Kalp sağlığını korur.
Hipertansiyonu önlemek için pancar suyu tüketilebilir.
Kırmızı pancar suyu kan basıncını düşürücü etkiye sahiptir. Günde bir bardak kırmızı pancar suyu içmek yüksek tansiyonunun düşürür.
Zengin folik asit ve betain oranına sahiptir.
Karaciğeri korur.
Böbrekleri çalıştırır.
İştah açıcı etkisi vardır.
Demir eksikliği olanların pancar suyu içmesi tavsiye edilir.

PANCARIN İnsan vücuduna mucize etkileri

Kırmızı pancar alyuvarların oluşmasında rol oynar. Kırmızı pancarın suyu en güçlü kan düzelticilerden biridir. Havuç suyuyla yarı yarıya karıştırılan kırmızı pancar suyu, günde 400 gr. içildiğinde alyuvarların sayısını kısa zamanda yükseltir.
Damarlarda toplanan mineral kalsiyumu en iyi eritebilen de yine pancar suyudur. Zerdeçal, mürrisafi veya tarçınla pişirilmiş kırmızı pancar, karaciğer ve dalaktaki tıkanıkları açar. Böbrek ve safrakesesi temizler.
Pişirilmiş ve ezilmiş kırmızı pancar şişliklere sarılırsa, şişlikleri indirir.
Kırmızı pancar suyu içmek, rahmin fibromlarını ve miyomları ile göz perdelerini eritir, yüksek kan şekerini ve tansiyonu indirir.
Prostat, verem ve sinir hastalıklarında faydalıdır.
Ilık pancar suyu kulağa damlatılırsa, ağrısını keser ve iltihaplanmayı durdurur.
Kafa derisine sürülürse kepeğe karşı çok iyi gelir.
Mide ve bağırsak üzerinde olumlu etkisi vardır.
Kemik zafiyeti olanlara çok fayda verir.
Karaciğer hastalıklarına karşı koruyan özelliği ile tanınır ve karaciğerin düzenli çalışmasını sağlar. B vitaminleri ve fosfor ile sinirleri yatıştırır.
İçinde bulundurduğu radyoaktif madde ile vücudu şeker hastalığına, vereme ve kansere karşı koruyor.
Almanya’da Dr. Sigmund Schmidt ve Macaristan’da Dr. Ferenczi bu bitkiyi lösemi ve kanserde önleyici ve tedavi edici olarak kullanmaktadırlar.

Nasıl tüketilir?

Kırmızı pancar Avrupa’da yemeği yapılan bir sebze, yurdumuzda turşusu meşhur. Salata olarak tüketmeyi alışkanlık haline getirirseniz aslında en faydalısı bu! Ancak, çeşni vermek için salata içine katılan baharat ve fabrikasyon sirke gibi yoğun asitli soslar pancarın sindirimini güçleştirir, bu yüzden salatanıza biraz sızma zeytinyağı, biraz limon ve doğal kaya tuzu ile hafif bir sos hazırlayabilirsiniz. Limon yerine doğal nar ekşisi veya organik turunç ekşisi ya da evde yapılmış elma veya vişne sirkesi de kullanabilirsiniz. Özellikle vişne sirkesi ile harika oluyor…
Maydanoz ve kereviz yaprakları kırmızı pancarın faydasını arttırıyor.
Kırmızı pancar kaynatılıp içilirse idrar söküyor, mide ekşimesini ve mide ağrısını gideriyor. Kan yapıyor, karaciğere de faydalı oluyor. Yapraklarını da taze olarak yiyebilirsiniz, salatalarınıza katabilirsiniz.
Kırmızı pancar suyu, karalahana, ıspanak, havuç veya semizotu suyuyla karıştırılabilir.
Kırmızı pancar suyunu içerken 30-50gr’dan başlayarak 400 grama kadar çıkmak mümkündür. İlk önce 50gr. kırmızı pancar, 150gr. havuç suyuyla karıştırılır, sonra 75gr. kırmızı pancar, 125 gr. havuç suyu, sonra 100gr. kırmızı pancar, 100gr. havuç suyu, sonra da saf kırmızı pancar, su ile karıştırılarak içilir

Dikkat şeker hastası olanlara zararlı!

Bu kadar olumlu etkisinin yanında şeker pancarının sakıncalı olduğu durumlar da var! Şeker hastalığına karşı koruyor ancak şeker hastası olanlara içerdiği yüksek şeker miktarından dolayı zararlı. Şeker hastaları kırmızı pancarı tüketmemeli!
Yüksek tansiyonu olanlar az miktarda tüketmelidir.


Kaynaklar:
Gerçek Tıp/ Dr. Aidin Salih .
Türkiye’de Bitkiler İle Tedavi/ Prof. Dr. Turhan Baytop
Şifalı Bitkiler/ Prof. Dr. Ahmet Maranki
Bitkisel Protein İle Dengeli Beslenme/ Müheyya İzer
İksir-i şifa/ Halit Özgülen
Doğal Tedavi Yöntemi/ D. Ulvi Türkmenoğlu

Derleyen
Şadan Hergüner
 
Gezergen Tasarım by Gezergen Blog